31 Ekim 2014 Cuma

Windows 7 | Sethc.exe Açığı

Selamün Aleyküm Dostlar;

Aslında bu açık yıllar önce bulunmuştu ama deneme şamsım olmamıştı. Bilmiyorum belkide aynı senaryo windows 8 sistemler üzerinde de uygulanabilir ama ben bunu windows 7 de deneyeceğim.



Yapışkan tuşları bilirsiniz, 5 defa shift tuşuna kombine bir şekilde bastığınızda yapışkan tuşları çağırmış olursunuz. Bizim hedefimizde ise şu var. Şifreli olan bir windows 7 sistemde şifre paneli geldiğinde 5 defa shift yapıp cmd.exe yi açtırtmak ve akabinde compmgmt.msc komutu ile bilgsayar yönetimine girmek.

 

Bilgisayar yönetimine gelincede şifreli kullanıcının şifresini pasife alıp silmek. Sonrası malum, bilgisayarı normal açıp şifresiz içeri girmek :D Neden böyle birşeye başvuralım ki dediğinizi duyar gibiyim. Bunu aslında bana değilde kendinize sormalısınız, çünkü senaryo çok farklı şekillerde gelişebilir. Sonuçta bu bir sistem açığıdır ve bu açığı kapatmanız gerekmektedir.

Live bir sistemle bilgisayarı açıp, C:\\Windows\\System32\\sethc.exe’yi bulup adını sethc.exe_bak olarak değiştireceğiz. Daha sonrada cmd.exe nin bir yedeğini alıp adını setch.exe olarak değiştireceğiz. Bilgisayarı normal yolla açıp şifre paneli geldiğinde 5 defa shift yapıp yapışkan tuşları çağıracağız ama bize gelen cmd olacak :D Akabinde açılan cmd komut satırına compmgmt.msc yazıp bilgisayar yönetimine ulaşacağız.



Kulandığım live cd golden 7 dir, yazılımın zip özelliğini kullanarak zaten aynı dizinde olan cmd.exe ve sethc.exe yi yedekliyorum.



Windows\\system32 içindeki sethc.exe adını sethc.exe_bak yaparak işlevini bozuyorum. Tabiki bunları yapmadan önce cmd.exe ile sethc.exe nin orijinal hallerini yedekliyorum. 



Bu aşamada ise cmd.exe yi bulup adını sethc.exe yapıyorum. Artık işimiz bitti, sistemi normal halinde yeniden başlatabiliriz. Artık kullanıcı panelinde 5 defa shift yaptığımızda yapışkan tuşlar yerine cmd.exe gelecek.



Bakın dediğim gibi kullanıcı panelinde 5 defa shift yaparak yapışkan tuşları çağırdım ve yapışkan tuşlar yerine cmd.exe açıldı :D



Hemen cmd.exe komut satırına compmgmt.msc komutunu yazıyoruz ve enter yapıyoruz.



Bir müddet bekledikten sonra gördüğünüz gibi bilgisayar yönetimi açıldı. Buradan yerel kullanıcılar ve guruplar kısmına gelip oradanda kullanıcılara geçiyoruz.



Şifre korumalı kullanıcı üzerine sağ tıklayıp yeniden parola belirliyoruz mevcut şifre değişmiş oluyor. Artık bilgisayar yönetimindesiniz ve buradan istediğinizi yapabilirsiniz.

Kullanıcı şifresini değiştiniz ve bu size yetmediyse cmd ekranına geri dönüp gpedit.msc yazıp yerel gurup ilke düzenleyiciye ulaşabilir, oradanda yönetim şablonlarına gelip sistemde istediğiniz kısıtlamaları yapabilirsiniz. 

Bu makaleyi bu açığın ne kadar tehlikeli olduğunu göstermek için açtım, diğer makalede bu açığı nasıl kapatacağınızı anlatacağım. Erişim kolaylığı menüsü (C:\\Windows\\System32\\Utilman.exe) ve yapışkan tuşlar (C:\\Windows\\System32\\sethc.exe) cmd.exe ile birleşince çok tehlikeli oluyor.

Utilman ve Sethc Açığı Nasıl Kapatılır

Selamün Aleyküm Dostlar;

Bu makalede size sethc açığından bahsetmiştim. Makaleyi okuyanlar bilir. Şimdide bu açıkları nasıl kapatırız ona bakalım.

Önce Easy Context Menu gibi bir yazılım kulanarak sağ tuş eklentisi olarak sahiplik al yapalım. Çünkü yapacağımız işlemde bazen erişim engellendi gibi hata alabiliyoruz. Aslında bu bir hata değil korumadır.



Sağ tuşa sahiplik al ekleyeceksek ve bunu Easy Context Menu gibi bu işi tek tıkla yapan bir yazılım kullandıysak, herhangi bir dosya yada uygulama üzerine sağ tıkladığınızda bu butonu göreceksiniz.



Başlata cmd yazıp cmd çağıralım ve cmd göründüğünde üzerine sağ tıklayıp sahiplik al diyelim. Daha sonra bilgisayarı yeniden başlatalım.

Tekrar başlata yine cmd yazıp üzerine sağ tıklayarak cmd yi yönetici olarak çalıştıralım.



"cacls %windir%\\system32\\utilman.exe /C /D Everyone" yazıp enter yapalım, dış tırnaklar hariç. Aynen resimdeki gibi size evet/hayır sorusu soracak. Siz buna evet anlamında E yazıp enter yapacaksınız. Eğer erişim engellendi gibi bir uyarı alırsak aynı sahiplik al işlemini utilman.exe üzerinde de yapıp yine bilgisayarı baştan başlatıp işlemleride aynen tekrarlayalım.



Ve utilmanı devreden çışardık, artık cmd.exe olarak utilman.exe yi çağırmaya kalkarlarsa gelmeyecektir. Eğer bunu tekrar aktif etmek istersek bu seferde "cacls %windir%\\system32\\utilman.exe /E /G "Everyone":R" dış tırnaklar hariç.

Şimdi yapışkan tuşları iptal edelim. Denetim Masası > Erişim Kolaylığı > Erişim Kolaylığı Merkezi > Yapışkan Tuşları Ayarla kısmını aşağıdaki şekilde ayarlayalım ve onaylayıp çıkalım. Bu şekilde logon ekranındaki her iki açığıda kapatmış olduk.


Görüntülü Sohbette Devrim

TARAYICILAR ARASI GÖRÜNTÜLÜ SOHBET GELİYOR… HEM DE KURULUMSUZ
Teknoloji her geçen gün uzağı yakın etmeye devam ediyor. Sadece ses ve yazı ile iletişim bizlere yetmiyor. Cep telefonlarımızla görüntülü görüşmenin yanı sıra bilgisayar üzerinden videolu görüşmeler de gittikçe yaygınlaşıyor. MSN Messenger ile hayatımıza giren videolu sohbet, Facebook akımıyla devam etmiş ve Skype ile güncelliğini devam ettirmekte. İletişimi kolaylaştıran bu atılımlara web tarayıcıları da sessi kalmıyor. Mozilla, Firefox’a görüntülü konuşma özelliğini taşımaya hazırlanıyor. Google’ın internet tarayıcı Chrome’un gerisinde kalan Mozilla’nın tarayıcısı Firefox yeni bir uygulamayla gündeme geliyor. Firefox’a internette herhangi bir eklenti veya program kullanmadan başkalarıyla videolu sohbet imkanı tanıyan yeni bir özellik ekleniyor.
Mozilla’nın iki yıldır üzerinde çalıştığı Firefox Hello adındaki hizmetin sonuna geldiği açıklandı. Bu özellik için İspanya’nın önde gelen telekomünikasyon şirketi Telefonica ile anlaşılmış durumda. Servisin üzerine kurulacağı TokBox platformu, "Telefonica" tarafından sağlanıyor.
Telefonica tarafından yapılan açıklamaya göre, Firefox, Chrome, Opera ve Safari gibi WebRTC destekli (Web Real Time Comminucations World Wide Web Consortium standardı, HTML/Javascript , iLBC ses kodeği ve VP8 video kodeği kullanılarak web uygulaması oluşturup bunu sadece internet tarayıcısı kullanarak sesli ve görüntülü konuşma yapılması amaçlar) tarayıcılar arasında herhangi bir ek kurulum ve üyelik gerekmeksizin görüntülü görüşme özelliği sağlıyor. Firefox Hello ile aynı sohbet servisi, yazılımı veya donanımı kullanmayan tanıdıklarımızla iletişim kurulabileceğiz. Dolayısıyla, hiçbir program indirmeden, ek araç kurmadan, hatta üye bile olmadan sesli veya görüntülü sohbet gerçekleştirilebileceğiz. Bu sistemin Skype, Google Hangouts ve Apple FaceTime gibi uygulamalardan en öenmli farkı kayıt zorunluluğu bulundurmaması.

Herhangi bir yazılım indirme, fazladan uygulama ya da hesap ile bağlanma gibi zorunluluklar taşımayan Firefox Hello, sadece "Chat bubble" kısmından tek bir tık ile kullanıma açılabilecek. Gizliliğe önem verenleri sevindirecek olan haber ise, Mozilla’nın geliştirdiği bu uygulamanın herhangi bir kayıt tutmayacak olması.
Yeni bir güncelleme ile sunulacak olan özellik, güncelleme dışında farklı bir program veya eklenti gerektirmeyecek. Önümüzdeki günlerde yayınlanacak güncellemede bu özelliğin gelmesi bekleniyor.
Firefox Hello’da Birisi Konuşmaya Nasıl Davet Edilir?- Misafir Kullanımı İçin:
FireFox Beta’yı başlattıktan sonra Menüde Hello’yu tıklatın. (Daha kolay erişim için Araç Çubuğuna bir kısayol oluşturabilirsiniz). Ardından Varsayılan e-posta programını kullanarak arkadaşınıza “e-posta” tuşu ile link gönderebilirsiniz veya kopyalayıp başka bir mesaj programı kullanarak linki “copy”ye tıklayarak paylaşabilirsiniz. 
Arkadaşınız bu çağrınıza döndüğünüzde arama penceresi açılır:
Accept’e tıklayarak Arama’yı kabul edebilirsiniz. Kamera işaretine tıklarsanız Görüntülü, Mikrofona tıklarsanız sadece sesli görüşme başlayacaktır.
- Üye Kullanımı:
Kişi listenizdeki birini arayabilmek için, adının yanındaki çağrı düğmesine tıklamanız yeterlidir.


Beta Sürümü İndirmek İçin: https://www.mozilla.org/tr/firefox/channel/#beta

Güvenlik Kameralarina Uzaktan Erişim

Güvenlik Kameralarina uzaktan erişim işlemini
sade ve anlaşilir bir dille anlatmaya çalişacağim.

Güvenlik Kameramizi Evimize veya işyerimize kurduk.
CAT5 Ethernet kablosu ile modemimizden DVR Kayit cihazinin
Ethernet girişine CAT5 kablomuzu yerleştirdik.
Bu sayede cihazımız ile modem arasında bir iletişim kurduk.

İnternet servis sağlayimicimizin STATIK (Sabit) Ip adresi
olmasi Gerekiyor Dynamic problem yaratabilir.
Bu işlemi Müşteri hizmetlerini arayarak yapabiliriz.

İlk etapta Modem arayüzüne erişmemiz gerekiyor.
Bunun için CMD (Komut istemi)ni açarak
’’ipconfig’’komutunu uygulayarak
IPV4 Varsayilan Ağ geçid adresimizi Öğreniyoruz

Görüldüğü üzere Varsayilan ağ geçid ip adresim
192.168.1.1 ilk tespitimizi yaptik.

2. Etapta Kayit cihazımızın Network (Ağ) Ayarlarini
Yerel Ip adresimizi Media portumuzu ve Web Portumuzu
Tespit etmemiz gerekiyor.
Bunun için Cihazimiza bağlanan Ekrani Mouse veya kumanda
ile kontrol ederek;

Önce
ANAMENÜ bölümüne


Sonra
SİSTEM bölümüne


Ve Network AĞ bölümüne ulaşiyoruz
Görüldüğü gibi


Ve Network AĞ bölümüne ulaşiyoruz
Görüldüğü gibi
DVR ip adresimiz TCP (Media portumuz)
Http (Web portumuzu) tespit ettik.
Bunlari biyere kaydediyoruz.

Artık Modemde Port açma işine geçebiliriz.

Modem arayüzüne girmek için İnternet sağlayicimizin
url adresine ip adresimizi yazip kullanıcı adı şifre
kombinasyonumuzla erişiyoruz.


Arayüzümüzün Gelişmiş Ayarlar bölümüne giriyoruz.
Oradan NAT Bölümüne giriyoruz.


Tekrar Adımlari takip ederek SANAL SUNUCU bölümüne
giriş yapiyoruz.


Port açaçagimiz bölüme ulaştik.
Gördüğünüz gibi


Kural 1 e CAM1 yazdım siz istediğinizi yazabilirsiniz.
Protokal ALL (hem TCP- hem UDP )
Başlangiç portuna Kayit cihazımızdaki TCP portunuz
Bitiş portuna keza TCP portumuzu
Yerel IP adresi bölümünede Cihazımızın İp adres
verilerini girdik.


Kaydet Dedikten sonra 2. portumuza geçiyoruz.
2. Kural dedik
Protokal ALL
Başlangiç portumuzu 80
Bitiş portumuzu 80
ve tekrar cihazın ip adresi 192.168.1.10
verisini yazıp kaydet diyoruz.


Ve işlem tamam.
Hem telefon hemde Web portlarımızı Modem arayüzümüzde Açtik.

Kayit cihazini telefon ile izlemek için
telefon uyguluma yöneticinize kayit cihazınızın marka modelini
yazıp aratirsaniz kolaylikla PROGRAMI temin edebilirsiniz.

Ve Artık 3. ETAP tayiz.

Statik (Sabit) İp adresimizin n oldugunu bulmaliyiz.
Webten ve telefondan uzaktan erişim sağlamak için
Statik ip adresimize ihtİyaç duyuyoruz.

http://whatismyipaddress.com/
adresine girerek

Sabit ip adresimizin n oldugunu tespit ettik.

Artık telefondan ve webten görütülerimizi
izlemek için hiç bir problem kalmadi.

Telefonumuza indirdiğimiz proğrami açarak
aşağidaki ayarlari yapiyoruz.


Ayarlarda sizden istenen ADRES bölümüne
Statik ip adresinizi girmeyi unutmayin.
Şifre işlemiyle uğraşmadigimiz için
Bölümü boş bırakarak giriş yapabilirsiniz.

WEBTEN erişimi sağlamak için ise
EXPLORER Kullanamiz şart Chrome ve diğer
Browserler bu hizmeti vermiyor.
EXPLORER in url bölümüne STATIK Ip adresinizi
yazip giriş yapınca size gerekn programları kendisi temin
ediyor ve size sadece kullanıcı adini girip
OK Tamam demeniz kaliyor.

1.NOT BAZI MODEM ARAYÜZLERİNDE
TCP ve UDP (ALL olarak değil) AYRI AYRI
ATANMAKTADİR.
2.NOT BAZI CIHAZLARIN BAŞLANGIC VE BİTİŞ PORTLARI
AYRI OLABILIR. TCP (MEDİA PORTLARI)
ÖRNEK BAŞLANGIC 34567 - BİTİŞ 34568 gibi.

30 Ekim 2014 Perşembe

FL Studio Eğitim Seti

Selamın Aleykum / ve Aleyna Aleykum Selam.

Yaklasık 4-5 aydır sizlerle eğitim videosu paylasmayıp usulca köşeme çekildim ve birazcık ortamı izledim.. 

ve Artık harekete gecme zamanı dedim.
Karsınızda Cyber-Warrior.Org’un görebileceği ilk eğitim seti diyebilirim cünkü CW’de böyle faliyetler pek olmuyor.

2012’den 2014’e kadar CW’deki tek müzikçi olarak kendimi bilirdim :) fakat Müzikçi olup buna dair faliyet yapmayan bir kac kardesimle daha tanıştım #AfraŞah #Knock.. ve adını sayamadığım nice yiğitler. Hepinize selam olsun. Ayrıca video’yu çektiğim zamanlar hasta olduğum için seslendirme teklifimi kabul eden Ali Demircan kardeşimede teşekkürü borç bilirim.

Eğitim Setimiz 12 videodan oluşmakta Sırası ile videoları sizlere sunmaktayım.

http://vimeo.com/110451959#at=0

Sqlmap Shell Upload (os--shell)

Selamunaleykum Arkadaşlar
Ben video çekmeyi pek beceremem anlatımımda biraz zayıftır bu yüzden hatalarım olmuştur.Hatalarımdan dolayı Pişmanım :))) Cemii Hatalatımızdan Estağfirullah

Videoda anlatılmak istenilen mevzuat kali linux sqlmap modülünden hedef sitenin db’sini görmeden direk olarak shell atma komutları ile alakalıdır.Bununla alakalı bir çok yabancı eğitim videoları bulunmaktadır.

Videonun Sonunda farklı komutlar deneyecektim yarım bıraktım onuda başka videoda kısmet olursa deneriz İnşAllah

Bundan sonra çekeceğim videodan azda olsa bahsediyim cookies sql açığından sqlmap modülünde database dump etme şimdiden araştırmaya başlayın.Bende bazen seyrederek ve uygulayarak öğrenıyorum herkes herşeyi bilecek diye bir kanun yok

29 Ekim 2014 Çarşamba

Geliştirdiği proje ile yakıt tüketimini yüzde 50 düşürdü

Nevşehir’de mühendis Hakan Kır, güneş enerjisini kullanarak yakıt tüketimini yüzde 50 azalttı. Kır, projesini Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık’a gösterdi. Bakan ile birlikte aracı test ettiler. Bakan Işık, TÜBİTAK’a talimat vererek projeyi incelemelerini istedi.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, bir mühendisin geliştirdiği güneş enerjisiyle yüzde 50 yakıt tasarrufu sağlayan otomobil projesini inceledi, otomobilin sürücü koltuğuna geçti. Işık, “Arkadaşlarımız çok iyi bir çalışma yapmışlar. Testlerin yapılması gerekiyor, onları TÜBİTAK ile buluşturacağız. İddia edilen değerler çıkarsa, Türkiye için çok önemli bir kazanım olacak” dedi.
yuzde-50-yakit-tasarrufu-araba
Güneş enerjisi kullanımıyla yüzde 50 yakıt tasarruf sağlayan otomobil geliştiren Hakan Kır isimli bilgisayar mühendisi, projesini Nevşehir’de hafta sonu çeşitli temaslarda bulunan Bakan Işık’a tanıttı.
Karayoluyla seyahat eden Işık’ı durduran Kır, projesini Işık’a anlattı. Otomobilin sürücü koltuğuna geçen Işık, bir süre aracı kullandı. Sürüşün ardından TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak’ı arayan Işık, gerekli testlerin yapılması için talimat verdi.
Projeye ilişkin Kır’a çeşitli sorular yönelten Işık, “Sen arabayı al, Gebze’ye gel” dedi.
Hakan Kır, güneş enerjisiyle yüzde 50 yakıt tasarrufu sağlayan otomobil projesine ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, güneş enerjisiyle hem yakıt kalitesinin zenginleştirildiğini hem de petrol türevi yakıtlardan tasarruf sağlandığını söyledi. Kır, sistemin hidrojen gazının üretiminde şimdiye kadar kullanılmış tekniklerden farklı olarak daha ucuz ve daha verimli olduğunu ifade etti.
yuzde-50-yakit-tasarrufu
Projede tasarruf oranının yüzde 80’lere kadar yükseltilebildiğine işaret eden Kır, şunları kaydetti:
“Yüzde 80 tasarruf, içten yanmalı motorlarda motor ömrünü kısalttığı için bu oranı motor cinsine göre yüzde 40-50’lere kadar azalttık. Sistem emisyon oranlarında da yüzde 20 civarında azalma sağlıyor. Bu proje, günde ortalama 1 saatlik çalışmayla 3 yılda ortaya çıktı. Ar-Ge çalışmalarına 135 bin lira harcadık. Sistem bin cc motor için yaklaşık bin 500 dolar gerektiriyor. Aracın motor silindir hacmine göre, bu bedel 10-12 bin doları bulabiliyor. Şirketimiz, tasarruf oranlarını günlük kullanım testleriyle kaydetti. Sayın Bakanımıza, aracımızın tasarruf tespitlerini yaptıracak yetkili bir merci bulamadığımızı ilettiğimizde, muazzam bir ilgi ve alaka gösterdi.”

28 Ekim 2014 Salı

Dünyanın İlk Aile Robotu

Hayallerimizin Robotu JIBO
Yıllardır filmlerde çizgi filmlerde izlediğimiz acaba biz de görebilir miyiz dediğimiz robotlar gerçek olma yolunda adımını atmışa benziyor. Dünyanın ilk ev robotu olma yolunda ilerleyen Jibo hayalleri gerçeğe çevirecek gibi görünüyor.

Dr. Cynthia Breazeal’ın ve ekibinin eseri olan bu sevimli robot birçok akıllı asistan gibi size hatırlatmalar yapıyor, e postanızı gönderiyor, sesli mesajlarınızı bildiriyor, çocuklarınıza hikayeler anlatıyor…



Indiegogo üzerinden 7 dolardan başlayan bağışlar, gerekli olan 100 bin doların kısa süre içinde aşılması için yeterli oldu ve Jibo artık tüketicilerle buluşmak üzere!
Tam olarak üretiminin 2015 te başlayacağını düşündüğümüz Jibonun ön satışları şimdiden 499 dolara başlamış durumda. Bu sevimli robotu biraz daha yakından tanıyalım.



Bir hayli yetenekli ve sevimli olan bu robot 5.7 inçlik ekrana ve  11.5 inçlik bir vücuda sahip. Ekran aynı zamanda Jibo’nun yüzü ve 360 derecelik açıyla hareket ediyor, dönüyor, eğilebiliyor…



Sadece fotoğraf ve video çekmekle kalmayan bu sevimli minik dostumuz yüz tanıma teknolojisi ve yapay zekası sayesinde sizinle ilgili bilgi toplayıp, tanımaya çalışıyor ve zevklerinizi – ilgi alanlarınızı belirleyerek, ihtiyaç anında hatırlatma ve yönlendirmelerde bulunuyor. Yüz mimikleri ile o anki durumunuzu ifade eden duygu işaretleri kullanıyor.

Android Casuslarını Durdurun

Android Casuslarını Durdurun 

 

Android cihazlarınızda kullandığınız uygulamalar sizden habersiz neler yapıyor acaba?
Yüklediğimiz uygulamaların istediği kullanım izinlerini görür ve bazı yetkileri ne sebeple istediklerini merak ederiz. Ama programı da yüklemekten ve kullanmaktan geri kalmayız. Peki kullanım yetkileri uygulamalar tarafından ne zaman kullanılıyor ya da yetki vermediğimiz yerlere giriyorlar mı?
John McAfee aklımızı karıştıran bu sorulara cevap vermeyi amaçlayan bir program yayınladı: D-VASIVE
Bu uygulama gerçek ve tam zamanlı olarak tarama yapma ve program kapatılsa bile korumaya devam etme özelliğine sahip. Çalışan uygulamalar kameranıza, microfonunuza, Wi-Fi, Bluetooth bağlantınıza veya konum bilgilerinize ulaşmak isteyince uyarı veriyor, isterseniz tek tuşla programı durdurabiliyor, kaldırabiliyorsunuz ya da mikrofonu, kamerayı ve diğerlerini kilitleyebiliyor.
Tarama yapılabiliyor ve tarama sonucu risk taşıyan uygulamaları listeliyor. Bunun yanında çalışan uygulamaları listeleme ve uygulamaların erişim yetkilerini listeleme gibi özelliklere sahip. Ayrıca uyarıları da düzenleyebiliyorsunuz.
Uygulamanın ücretli ve ücretsiz iki versiyonu mevcut. Ücretsiz versiyonda sadece uyarı veriyor fakat uygulamaları durdurma ve kaldırma özellikleri mevcut değil.
Uygulama kesinlikle bir antivirüs veya anti malvare uygulaması değil. Çalışma mantığı daha farklı işliyor. Diğer antivirüsler bir database üzerinden hareketle, database de kayıtlı olan uygulamaları kontrol ederken, bu uygulama tüm diğer uygulamaların yetkilerini kontrol etme ve raporlama mantığıyla çalışıyor.

Normal kamera-mikrofon-WiFi-Bluetooth çalışmalarında herhangi bir uyarı vermiyor. Sadece bunları uygulamalar kullandığında uyarı veriyor ve durdurabiliyor.
Uygulamanın dili ingilizce ve Android 2.2 ve üzeri versiyonlarıyla uyumlu.

Microsoft Outlook’un Mac’e özel

office-mac-os-x-1
Microsoft uzun süredir Mac için gerçek bir üretkenlik hamlesi gerçekleştirmiyor. OneNote güncel kalmayı başarsa da, Microsoft’un Office ekibi içinde yer alan diğer uygulamalar halen 2011 tarihini taşıyor. Çinli site CnBeta tarafından yayınlanan yeni bir sızıntı ise OS X için yeni ve büyük bir Office sürümünün yolda olduğunu gösteriyor. Site Outlook uygulamasının yeni Mac versiyonuna ait görüntüleri de yayınladı.
office-mac-os-x-2
E-posta istemcisi ve dock ikonunun Retina ekranlara göre optimize edildiği belirtilirken, Outlook’un bu yeni dönemde Apple’ın pop-up uyarılarını ve Bildirim Merkezi’ni de destekleyeceği ifade edildi. Microsoft’un bulut eş zamanlamasına ve Office 365’e bu sefer daha fazla odaklanmayı planladığı da ekran görüntülerine bakıldığında anlaşılıyor. Tasarım bakımından her şeyin biraz daha temiz bir çizgiye oturtulduğu görülürken, şeffaflık efekti sayesinde Office’in OS X Yosemite’de çalışmaya daha uygun bir hâle geldiği izlenimi oluşuyor. Ancak bazı ikonlar bu hissiyatı kolaylıkla ortadan kaldırabilecek gibi gözüküyor. Office yazılımının Mac sürümü için hazırlanan büyük güncellemenin bu yıl içinde yayınlanması bekleniyor.

Fitbit egzersiz odaklı Surge süper saati ve iki yeni egzersiz bilekliğini duyurdu

fitbit-surge-4
Fitbit’in yeni giyilebilir cihazları varlıklarının sızıntılarla ortaya çıkmasının ardından resmiyet kazandı. Fitbit Charge şirketin bir önceki egzersiz takip cihazı Force’un devamı niteliğini taşısa da, diğer iki yeni cihaz olan Charge HR ve Surge kullanıcılarına tüm gün sağlıklarını takip etme imkanı veren yeni teknolojiler barındırıyor. Charge HR kullanıcıların kalp atış hızını sürekli olarak ölçerken, Fitbit ABD satış fiyatını 249 dolar olarak belirlediği Surge’u ”süper saat” olarak tanımlıyor. Egzersiz özellikleri ön plana çıkan Surge’de GPS’e ek olarak bulunan sekiz sensör sayesinde farklı egzersiz ve spor türlerinde performans ölçümü yapılabiliyor. Her üç cihaz da topladığı verileri Fitbit’in takip uygulamasına gönderiyor. Böylelikle kullanıcıların istatistiklerini grafik formunda görmesi ve kendilerine özel hedefler belirlemesi mümkün oluyor.
fitbit-surge-2
Fitbit Charge şirketin yeni ürünleri arasındaki en az gelişmiş model olma özelliğini taşıyor. Şirket ABD satış fiyatını 129 dolar olarak belirlediği Fitbit Charge’ı Force bilekliğinin elden geçirilmiş bir versiyonu olarak betimliyor, ancak Charge’ın daha gelişmiş bir tasarıma sahip olduğunu belirtmeyi ihmal etmiyor. Temel sağlık ölçümlerini gerçekleştirmek amacıyla tasarlanan Fitbit Charge, adım sayısını, kat edilen mesafeyi, çıkılan kat sayısını ve uyku alışkanlıklarını takip edebiliyor. Akıllı telefonlarla eşleştirilebilen Charge, kullanıcılarını gelen aramalardan haberdar edebiliyor.
fitbit-charge
Fitbit Charge’ın bir üst basamağında ise Fitbit Charge HR bulunuyor. Fitbit’in kendi teknolojisinden faydalanarak kullanıcıların kalp atış hızını ölçebilen Charge HR, LED ışıklarının yardımıyla kullanıcıların bileklerindeki kan hacmi değişikliklerini tespit edebiliyor. ABD satış fiyatı 149 dolar olarak belirlenen Charge HR’ın kalp atış hızı ölçümünün ne kadar doğru olacağı konusunda şimdiden bir yorum yapmak pek mümkün gözükmüyor. Ekstra teknoloji nedeniyle Charge’da 7 gün olan pil ömrü Charge HR’da 5 güne geriliyor.
fitbit-charge-hr
Fitbit Surge ise Charge HR’ın tüm özelliklerini barındırmasına ek olarak, GPS takibi özelliğiyle geliyor. Böylelikle koşucular kalp atış hızlarının dışında rotalarını da takip edebiliyor. Dokunmatik bir ekran barındıran Fitbit Surge ile müzik kontrolü yapılabiliyor, kullanıcılar gelen aramaları ve kısa mesajları kişiselleştirilebilen saat arayüzleri üzerinde görebiliyor. Yine de, Surge’ün tam teşekküllü bir akıllı saatten beklenen tüm özellikleri barındırdığını söylemek pek mümkün gözükmüyor. Tıpkı Fitbit Charge gibi, Fitbit Surge’ de de 7 günlük ömre sahip bir pil bulunuyor. Şirket Fitbit Surge’ü ” tüm gün kullanım için tasarlanan tek GPS saati” şeklinde lanse ediyor. Fitbit Charge’ın ABD satış fiyatı ise 249 dolar olarak belirlendi.
fitbit-surge-1
Fitbit Charge şimdiden raflardaki yerini alsa da, Charge HR ve Surge için 2015’i beklemek gerekiyor.

1 GB RAM iPhone 6 ya Yetecek

Her yeni iPhone çıkışında olduğu gibi, 6 ve 6 Plus da ilk andan itibaren donanım özellikleriyle eleştirilerin hedefi oldu. Peki, Android fanları neyi gözden kaçırdı?




Donanımın yıllardır ikinci plana düştüğünü, artık tüm teknolojilerin yazılım ve servisler üzerinden döndüğünü bir şekilde ıskalamış olan, donanım fetişine sahip teknoloji meraklılarına Apple’ın 9 Eylül tanıtımından aylarca konuşulacak malzeme çıktı: iPhone 6 ve 6 Plus 1 GB RAM bellek ile geliyor.

Peki, bu gerçekten ne anlama geliyor? RAM miktarı bir telefonda neleri etkiler? Hangi işlemler RAM, hangi işlemler yonga (A7 ya da yeni haliyle A8) üzerinden yürür? Bu konularda bilgisi olsun veya olmasın herkesin Apple’ın 1 GB seçimiyle ilgili farklı bir yorumu var. Gerek sosyal medyada, gerekse dost sohbetlerinde tanık olduğum genel görüş ise şu:

Apple iPhone 6’yı yaptı. Tam seri üretime geçecekken son anda “Aaa, biz buna 1 GB RAM koyduk ya, onu artırmalı mıydık acaba?” şeklinde bir anlık tereddüt yaşadı. Ancak her şey için çok geçti. İlk iPhone’dan bu yana birçok kez daha önce yapılmayanı yapmış, en olmadı başarıya ulaşandan “esinlenmiş” olan, pazar verilerine göre en değerli teknoloji şirketlerinden biri, yeni akıllı telefonunda “mecburen” 1 GB RAM ile yetinmek zorunda kalmıştı.

iPhone 6’yı sadece donanım özellikleriyle eleştiren arkadaşların bunu neye dayanarak, nasıl bir senaryo üzerinden yaptıklarını düşündüğümde aklıma açıkçası başka bir öykü gelmiyor. Evet, Apple kesinlikle o ek 1 GB RAM’i eklemeyi unutmuş olmalı(!).




Donanımı bırak, yazılıma bak
Apple’ın bu tercihinin gerekçesine geçmeden önce, önemli bir farkı hatırlatmakta fayda görüyorum. Apple’ı tüm rakiplerinden ayıran en önemli unsur, California merkezli bu şirketin hem yazılım hem de donanımını kendisinin üretiyor olması. Hiçbir Windows bazlı bilgisayarın MacBook’a benzememesi gibi, hiçbir Android tabanlı cihazın iPhone ile aynı deneyimi vermemesinin de sebebi bu. Biri iyi, diğeri kötü anlamında söylemiyorum bunu. Sadece ikisi yapı olarak birbirinden çok farklı.

Samsung’u ele alalım. TouchWiz adlı başarısı tartışılır arayüzünü saymazsak, Güney Kore merkezli mobil üreticinin öne sürebileceği, “pazarlayabileceği” tek şey donanımı. İster Galaxy Note ister Galaxy S serisi olsun, Samsung’un ürettiği cihazla övünebileceği, dahası sınırsız müdahale edebileceği, kendi ürünü olan şey donanımı. Bu yüzden Samsung elbette cihazda kaç GB RAM olduğuyla, işlemcisinin saat hızını ya da kaç çekirdeğe sahip olduğunu vurgulayacak. Çünkü bunu işletmek, bundan verim sağlamak Samsung’un değil, telefonun üretildiği platform olan Android’in, yani Google’ın işi.

Çoğu teknoloji meraklısı ne yazık ki bu nüansı kaçırıyor, bu illüzyona aldanıyor ve yapılan pazarlama çalışmalarının başarıya ulaşmasını sağlıyor. Hesap makinesinden bozma kalitesiz malzemelerden oluşan bir tasarımı ya da çabuk ısınan bir donanımı kimse önemsemiyor. Herkes “Snapdragon kaç işlemci var?” diye bakıyor. RAM miktarı kaç diye…

Bunun bir üst modeli, ekran kartlarını tamamen sahip oldukları bellek bazında değerlendirenler olsa gerek. Bir ekran kartı 1 GB, öteki 2 GB ise ikincisi her durum ve şartta üstündür. Veriyolu ya da mimari vb. çok önemli değildir bu kitle için. Bu benzetmeye bazı bilirkişi dostlarım kızacaktır ama, durum bundan çok farklı değil ne yazık ki.




İşin sırrı Metal’de
iPhone konusuna geri dönelim. Hiç iPhone 5S kullandınız mı? Özellikle iOS 8 güncellemesinin ardından. Denemediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz. Haziran ayında tanıtılan iOS 8’in gizli kahramanı, "sadece 1 GB RAM" (!) belleğe sahip bir yıllık cihaza neler katıyor bir bilseniz… O gizli kahramanın adı mı?

Metal.
Bilgisayar veya yazılım mühendislerinin “metale yakın” deyişini baz alan Metal teknolojisi, bu deyişin hakkını verecek şekilde ister oyun olsun, ister diğer çoklu ortam uygulamaları, Apple’ın A7 mimarisinin bir parçası olan grafik işlemcisinden çok daha fazla verim almayı mümkün kılıyor. Böylelikle, sadece 1 GB RAM’i olan, yani Android platformunda olsa orta seviye kabul edilecek bir donanıma sahip iPhone 5S, iOS 8 ile birlikte muhteşem grafiklere sahip oyunları pürüzsüz biçimde oynatabiliyor.

Son dönemde App Store’u hiç gezdiniz mi? “iOS 8’e özel olarak, Metal ile geliştirildi” başlığı altındaki oyunlara göz atmanızı öneririm. Apple A7 kullanan iPhone 5S, iPad Air ve iPad mini Retina’da oynanabilen Plunder Pirates, Beach Buggy Racing ya da Modern Combat 5: Blackout’u indirin ve oynayın. Plunder Pirates’ın konsol kalitesindeki su efektleri, BB Racing’in patlamalarla dolu akıcı oynanışı sizi Apple’ın ne yaptığını bildiği konusunda ikna edemezse, bu yazı hiç edemez.

Apple, Metal’i şöyle anlatıyor:
“A8 çip ve iOS 8’den en iyi grafik performansı almak için, METAL devrede. Geliştiricilerin iPhone için sürükleyici, konsol tipi oyunlar yaratabilmesini sağlayan yeni bir teknoloji olan Metal, CPU ve GPU’nun birlikte çalışarak ayrıntılı grafikler ve karmaşık görsel efektler sunabileceği şekilde optimize edildi. Böylece, oyun oynarken adım attığınız her sanal dünya, artık size çok daha gerçekçi gelecek.”

Evet, Metal teknoloji A8 işlemcide de kullanılıyor ve emin olun, çıtayı çok daha fazla yükseltiyor. iPhone 6 tanıtımında sahne alan Vainglory adlı MOBA oyununu hatırlayın. O donanımdan böyle bir görsel kalite ve akıcılık çıkmasını bekler miydiniz?

Apple’ın elindeki en büyük koz bu: Hem yazılımı hem donanımı kendi tasarlaması sayesinde, hangi uygulamanın donanımı nasıl kullanacağı üzerinde tam yetki sahibi. Böylelikle kağıt üzerinde ya da benchmark testlerinde ne kadar geriden geliyormuş görünürse görünsün, iPhone 6’nın ve 6 Plus’ın donanım olarak kullanıcılarını yarı yolda bırakmayacağına emin olabilirsiniz.