6 Kasım 2014 Perşembe

Ekran Teknolojileri

Ekran Teknolojileri

En basit hesap makinesinden tutun, siyah-beyaz televizyon dönemlerine ve şimdilerde ise dokunmatik 
ekranlar, oval ve esnek hareket kabiliyetine sahip ekranlar. Peki ekran türleri nelerdir, nasıl çalışır?

VFD (Vacuum Flouresan Display)

Floresanın vakumlu aydınlatma mantığıyla oluşmuştur. 
Havasız ortamda bulunan fosfor zerreciklerinin elektrik akımıyla oluşan elektron çarpışmalarıyla parlayarak ışık yayması mantığıyla çalışır. 
Basit mantığı şudur: ekranda pikseller şeklinde aydınlatıcılar yerleştirilmiştir, belli sınırlar dahilinde görüntü verme kabiliyetine sahiptir. 
Daha çok, eski tip oto teyplerinde ve kol saatlerinde kullanılır. Genelde renk seçenekleri sınırlıdır. Işıksız ortamlarda görüntü sağlayabilen, 
elektrik tüketimi yüksek ve belli bir ömür süresi olan eski bir teknolojidir.

     

Tüplü ekran teknolojisi olan bu sistemde çalışma şekli şöyledir; Ekranın arkasında koni şeklinde bir havasız ortam vardır. Koninin dar ucunda katot ışınlarını ekrana doğru gönderen katot tabancası bulunur. Katot tabancasından 3 renkteki (RGB – Kırmızı, Yeşil, Mavi) elektronlar gönderilir, bu elektronlar havasız ortamda serbest hareket halindedir. Ekran yüzeyi ise anot (+) yüklü olduğundan, bu elektronları kendisine doğru çeker. Anot yüklü olan ve piksellerden oluşan ekran, fosfor tabakasıyla kaplıdır. Her piksel kendisini oluşturan üç rengi (RGB) taşıyan parçalardan oluşur. 3 rengin belli oranlarda karışımıyla doğadaki tüm renkler oluşturulur. Doğru rengin doğru piksele gönderilmesinden sorumlu bir gölge maskesi bulunur. Bu delikli maskeden süzülerek geçen elektronlar ekrandaki fosforlar ile birleşir. Elektronların fosfor ile birleşmesiyle dışarıya ışık yayar.
CRT ekranlar belli bir çalışma ömrüne sahiptirler. Ayrıca radyasyon yaymaları ve yüksek elektrik tüketimleri de negatif yönlerindendir.

E-ink (Electrophoretic İnk)



Enerji tüketimi çok düşük olan sistem, şimdilik sadece gri renk skalasında çalışmaktadır. Çalışma mantığı çok basittir. Piksellerin içindeki siyah ve beyaz tanecikler anot (+) ve katot (-) elektrik yüküyle yüklüdür. Ekranda oluşturulan statik elektrik alanlarına göre zerrecikler yer değiştirip ekran yüzeyine yapışarak görüntü oluşturur. Hemen-hemen aynı teknoloji oyuncak yaz-boz tahtalarında da kullanılmaktadır.
     
     


Gün ışığında, normal kağıttan okurmuş gibi okunabildiğinden ve farklı bir ışık barındırmadığından gözleri çok yormamaktadır. Bu yüzden e-book uygulamaları için daha çok tercih edilmektedir. Şu sıralar ekran teknolojileri üzerinde çalışan firmalar, E-ink teknolojisini renkli hale getirerek uygulama alanlarını genişletmek için çalışmaktadır.

LCD (Liquid Crystal Display) 

     

İsminden de anlaşılacağı gibi akışkan kristallerden oluşmaktadır. Bu kristaller hem sıvı hem de katı özelliğe sahip doğada nadir görünür bir maddedir. LCD ekranlar da piksellerden oluşmaktadır. Pikseller CRT ekranlarda olduğu gibi üç rengi bulunduran parçaların birleşimi ile oluşmaktadır. Günümüzde kullandığımız hesap makinalarının ekranları, LCD ekran tarihinin ilk örnekleri sayılabilir.
LCD’ nin çalışma mantığı elektrikle kutuplanan sıvının ışığı tek fazlı geçirmesi ve önüne gelen bir kutuplanma filtresi ile görünür hale gelmesidir. Enerji tüketimi, CRT ekranlara göre daha az olmasına rağmen, LED ekranlara göre daha yüksektir. Ölü piksel, ve görüntülenme açısından kaynaklanan problemleri mevcuttur. Bazı açılardan görüntüyü gösteremeyebilir. Fakat bu sorunları belli derecede çözmüş olan IPS LCD diye adlandırılan özel bir LCD türü geliştirilmiştir. Bu türde gözle ayırt edilemeyecek şekilde fazla piksel sayısı mevcuttur. LCD ekran teknolojisi, diğer benzer teknolojilere göre çok daha düşük maliyetlerle üretilebilir.

LED (Light-Emitting Diode)

     

Farklı renklerde ışık verebilen diyotlardan oluşan LED teknolojisi LCD’ye göre daha çok maliyetli olmasına rağmen daha az enerji tüketimi ve daha hafif ve küçüktür. Ayrıca her diotun kendi ışığını vermesi, daha derin siyah renk verebilmesi özelliği ile görüntü kalitesi daha yüksektir.
LED ekranlar bu avantajlarına rağmen, daha küçük ekranlı mobil cihazlarda yeterli çözünürlüğü sağlayamadığından, OLED teknolojisi geliştirilmiştir. OLED teknolojisinde diyotlar karbon temelli bir maddeden yapılmaktadır. Bu madde LED diotlarını çok daha küçük hale getirebildiği için küçük ekranlı cihazlarda daha kullanılabilir hale gelmiştir. Fakat OLED teknolojisi düşük enerji harcamasına karşın, pil ömrünü azaltmaktadır. Bu sebeple geliştirilen AMOLED ekranlar ile bu sorun çözülmektedir.

Plazma Ekran



Daha büyük boyutlu ekranlarda kullanılabilen Plazma ekranlar, pikseller yerine elektrik yüklü gazlar içeren görüntü hücrelerinden oluşmaktadır. Görüntü hücrelerinde yine 3 temel rengin (RGB) birleşimiyle oluşan renkler, gerçeğe olabilecek en yakın görüntüyü oluşturmaktadır. Ayrıca diğer teknolojilere göre daha akıcı bir hareket oluşumu sunmaktadır. Bununla birlikte izleme açısı da çok yüksektir. Bu avantajlarının yanında, belli bir ömre sahip olması ve LCD ile denk, LED’e göre daha fazla enerji tüketimine sahiptir. Plazma ekranlarda uzun bir süre aynı görüntünün sabit kalması halinde görüntü hücrelerinde yanma (görüntüye sabitlenme) durumu oluşabilir. 37” altındaki ekran büyüklüklerinde görüntü kalitesi bozulur.

Yüksek Çözünürlük (HD)

Piksel/inch oranıyla ifade edilen ekran değeri kavramında, inch başına düşen piksel sayısı ne kadar yüksekse, çözünürlük o kadar yüksek olacaktır. Bir ekranın yüksek çözünürlüklü (High Definition) sayılması için 1260x720 çözünürlüğe sahip olması gerekmektedir. Yani 1260 yatay piksel, 720 dikey piksel sayısı gerekmektedir. Bunun yanında piksel sayısının artışına bağlı olarak FullHD, UltraHD gibi kavarmlar mevcuttur. Tabii ekranınızın bu oranlarda olması yanında, aldığı görüntünün de bu oranlarda olması önemlidir.

Tepki Süresi

Ekrandaki bir pikselin beyazdan siyaha veya siyahtan beyaza geçerken harcanan süre ile ilgilidir. Bu süre milisaniyelerle ölçülür. Bu geçiş hızı akıcılığı etkiler ve dolayısıyla da görüntü kalitesini…

Kontrast Oranı

Beyaz ve siyah görüntünün birbirine oranı olarak tanımlanır. Renk oranı, dolayısıyla siyah derinliği ne kadar artarsa görüntü kalitesi de aynı oranda artacaktır. Aynı zamanda parlaklık oranının yüksekliği de görüntü kalitesini arttıran bir etmendir.